• Hatay 17° AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR
  • İDDAA PROGRAMI

“5 Haziran Dünya Çevre Gününde” kutlama yapmıyoruz!

“Kendi bölgemize baktığımızda; dört tarafımızı saran taş ocakları, halen faaliyette olan ve sayısı her gün artarak değişen kurulmak isten termik santrallerle zehirlenirken, yok edilen ağaçlarımızla, ülke genelinde tarihin en büyük cevre katliamlarının yapıldığı bu dönemde kutlanacak bir cevrede yaşamadığımız için “5 Haziran Dünya Çevre Gününde” kutlama yapmıyoruz”

Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Selda Asker, “5 Haziran Dünya Çevre Günü” dolayısıyla açıklama yaptı. Başkan Selda Asker, açıklamasında şunları söyledi:

“Koronavirüsün küresel ölçekteki salgın tehdidi altında anıyoruz. Yaşamakta olduğumuz küresel kriz bir kez daha gösterdi ki, insanlık bir parçası olduğu doğanın sahibi gibi davranmaktan ve bir avuç insan topluluğunun önüne geçilmez kâr hırsı ile doğal değerleri talan etmekten ve yağmalamaktan vazgeçmez ise bugünden geleceğe insanlığın yaşamını sürdürmesi neredeyse olanaksız olacaktır.

 

Anladık ki, “kriz küresel çözüm de küresel”. Çünkü krizin temel nedeni küresel ölçekte iklim değişikliği ve buna yol açan doğanın tahribidir. Kriz bu düzeyde ciddi olarak yaşamımızı tehdit etmesine karşın bundan ders almamakta direniyor ve bu krizi aşacak köktenci tedbirleri almaktan, bu temelde bir programla kaynaklarımızın kullanımı yerine, kimi tıbbi, sosyal, yasal, güvenlik temelli tedbirlerle bu süreç aşılmaya çalışılıyor. Diğer yandan kriz öncesi planlanmış ve yürütülmekte olan doğayı tehdit eden, doğal değerleri talan eden uygulama ve yatırımlara devam edilmekte ve ülkenin kaynakları ağırlıklı olarak geri dönülmez, artı değer yaratmayacak üretim odaklı olmaktan uzak biçim ve nitelikte harcamalarla tüketilmektedir.

Ülkemiz bütünlüğünde baktığımızda Dünya Çevre Gününü, Sorunlarımız ve Kaygılarımızın bugün dünden daha bir artmış olarak karşılıyoruz.

 

Günümüzde çevre kirliliği insan sağlığını tehdit eder hale geldi. Yok etmeye çalıştığımız dünyada bir de çevre günü kutlamaları yapıyoruz. 5 Haziran’ın kutlama değil mücadele günüdür.

1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında alınan bir kararla 5 Haziran günü “Dünya Çevre Günü” olarak kabul edildi. Sanayileşme, hızla çoğalan dünya nüfusuna bağlı olarak artan tüketim sonucu yaşanan çevre kirlenmesi artık insan sağlığını tehdit eden boyutlara gelmiştir. Sanayi artıkları, fosil yakıt kullanımı, petrol ve ilaç atıkları, suni gübreler, plastik atıkları havayı, toprağı ve suyumuzu kirletmektedir. Yaşam alanlarının hızla yok edilmesi, uygulanan yanlış çevre politikaları sonucu bu gün; dünyada milyonlarca insanın açlık ve susuzlukla mücadele ediyor. Bizler bu zamandan sonra sürdürülebilir bir çevrede, yasam savaşı veriyoruz.

 

5 Haziran Günü; doğaya düşman kararlar alan; karar vericilerin, ‘çevreci’ etkinlikler ve ‘sosyal sorumluluk projeleri’ ile doğa dostu imajı çizmeye çalıştıkları gün olmaya başlamıştır. Doğayı savunanlar için ise çevrenin kirletildiği, doğanın yok edildiği, yaşamın öldürüldüğü gerçeğini söyleme günüdür. Çevreciler için, 5 Haziran çevrenin kutlanması değil çevre adına mücadele günüdür…

 

5 Haziran; yaşamı tehdit eden termik santraller, nükleer santraller, HES’ler, zehir saçan madencilik faaliyetleri, mermer ve taş ocakları, baz istasyonları ve atıklarıyla doğayı zehirleyen tesisler karşısında duracağımız direneceğimiz gündür. Orman alanlarımızın, doğal alanlarımızın, su havzalarımızın yok edilmesine karşı duracağımız gündür.

Yıllardan beri kamuoyunu bilgilendirmek ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak için bas bas bağırdığımız; iklim değişikliği ve buna bağlı olarak başlayan kuraklık, susuzluk bütün insanlarla birlikte bitki ve hayvan türlerini de tehdit etmeye başlamıştır. Yeraltı ve yer üstü sularının kirletilmesi, ormanların yok edilmesi, uygulanan yanlış tarım sonucunda çoraklaşan topraklarımız ve hızla yok edilen bitki ve hayvan türleri bizden sonraki nesillere bırakacağımız miras olmamalıdır.

5 Haziran Çevre Koruma Haftasında, bizler kutlama mesajları değil çevre adına yapılacak samimi, doğru çevre politikaları ve uygulamaları bekliyoruz. Hiç bir cevre kaygısı gütmeden nükleer santralleri ülkemize getiren yasal düzenlemeleri, her türlü kirli teknoloji transferlerini reddediyoruz. Ülkemiz, asbestli gemilerin söküm yeri, nükleer atıkların çöp merkezi, genetiğiyle oynanmış gıdaların sofralarımıza getirildiği, tek tip tarımın uygulandığı, birilerine rant sağlamak kaygısıyla kıyılarının yağmalandığı, ormanlarının yok edildiği bir ülke olmamalıdır ve olmayacaktır.

 

5 Haziran Dünya Cevre Gününde, basta karar vericileri, siyasileri olmak üzere herkesi ortak geleceğimize çevremize, çevre sorunlarına sahip çıkmaya ve duyarlı olmaya çağırıyoruz ve her turlu cevre katliamının her zaman karşısında olacağımızı ve bu uğurda mücadele edeceğimizi yineliyoruz.

 

Bugün Anadolu’da toprağına, suyuna sahip çıkan Anadolu halkı artık isyandadır. Bölgelerinde yapılan cevre katliamlarına seyirci kalamayan halk sesini duyurmak için evini, çocuğunu, tarlasını, hayvanini bırakıp büyük bir özveriyle mücadele etmektedir.

 

Kendi bölgemize baktığımızda; dört tarafımızı saran taş ocakları, halen faaliyette olan ve sayısı her gün artarak değişen kurulmak isten termik santrallerle zehirlenirken, yok edilen ağaçlarımızla, ülke genelinde tarihin en büyük cevre katliamlarının yapıldığı bu dönemde kutlanacak bir cevrede yaşamadığımız için “5 Haziran Dünya Çevre Gününde” kutlama yapmıyoruz. Türkiye çevrecileri olarak beklentilerimiz;

Temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının (Güneş, rüzgâr, jeotermal, biyoenerji vb.) kullanımı ile enerjinin etkin kullanımı ve %100 Yenilenebilir Enerjiye geçilmelidir.

Sinop ve Akkuyu da yapılması öngörülen Nükleer santral antlaşmalarından ve tabii ki ülkeyi bir nükleer çöplüğüne dönüştürme girişimlerinden derhal vazgeçilmelidir.

Hiçbir bilimsel değerlendirme içermeyen, doğa katliamına dönüşmüş, dönüşecek olan;

-Binlerce HES yapılanmalarından vazgeçilmelidir.

-Termik santrallerin çalışması durdurulmalı yenilerinin yapımlarından vazgeçilmelidir.

-Kıyıların doldurulması ve işgaline son verilmelidir.

-Kanal İstanbul vb. “çılgın!” projelerden vazgeçilmeli, doğa dostu akıllı projeler yaşama geçirilmelidir.

*Orman alanları ile Tarım alanları mutlaka korunmalıdır.

Tarımda ciddi teşvik ve destek programlarıyla çiftçilerimiz, tarım işçileri desteklenmelidir. Tarımda kullanılan kimyasalların sulama ve yeraltı su kaynaklarına karışarak çevre sorunları yaratması önlenmeli, kimyasal madde kullanılmadan yerel tohumların kullanımı özendirilmelidir.

Türkiye’nin Plastik atık çöplüne dönüşmesinin önüne geçilmelidir.

Elektrikli taşıtların kullanımı için alt yapı çalışmaları hızlandırılmalıdır.

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde bir kez daha uyarıyor ve sesleniyoruz. 2020 yılı doğa ile barışık yaşamın dönüm noktası olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, doğal değerlerin ve yaşanabilir bir çevrenin yok edildiği bir evrende yaşamın sürdürülebilir olmaktan çıkması kaçınılmazdır.” Haber Merkezi

ad826x90
0 0 0 0 0 0
    YORUMLAR

    En az 10 karakter gerekli

    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

    Sıradaki haber:

    Payas’a neden hastane yok!

    Hızlı Yorum Yap

    0 0 0 0 0 0
    sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
    0

    VAKA

    0

    İYİLEŞME

    0

    ÖLÜM

    0

    AKTİF VAKA

    sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
    0

    VAKA

    0

    İYİLEŞME

    0

    ÖLÜM

    0

    AKTİF VAKA

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

    Yerel Havadis'e üye olun

    Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

    Yerel Havadis'e giriş yapın

    Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.