• Hatay 16° AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR
  • İDDAA PROGRAMI

Camların efendisi: Şadi Asfuroğlu

Antakya’da cam üreten ve bu konuda öncü olmuş bir ailenin mensubu olan Şadi Asfuroğlu, kendi oluşturduğu kalıplarla binlerce yıldır yapılan camların tekrarını Antik Cam evinde yapıyor. 1940’larda, babasının Antakya camı üretimi yaptığını ve atölyesini oluşturduğunu belirten Asfuroğlu, babasının atık camdan geri dönüşüm yaptığını ancak kendisinin hocası olan Sami Coşkun’dan öğrendiği tekniklerle Roma, Bizans, Fenike döneminde yapılmış ve Arkeoloji müzelerinde mevcut olan gözyaşı şişesi, koku şişeleri ve ilaç, zehir saklama kapları, sıvı saklama kapları, cam bilezik ve yüzükleri ile cam sikkelerin röprodüksiyonlarını yaptığını aktardı.

Senelerdir bu işin içerisinde olduğunu belirten Diş Hekimi Şadi Asfuroğlu, “Yıllarca Kültür Bakanlığı ile çalıştım. Şu an Türkiye’nin büyük bir firmalarından birine ürün hazırlıyorum. Son dönemlerde daha önce yaptığım ürünlerden farklı olarak, Roma’da 2. ve 3. yy’da yapılmış ve kalıba üfleyerek hazırlanmış parfüm şişelerinin tekrarını yapmaya başladım. Bu benim için bir hedef noktaydı. Yıllardır bunun için çaba sarf ediyordum. Ve bu şekilde yeni ürünler yapmaya başladım. Bunlar başka yerde göremeyeceğiniz, ancak ve ancak müzelerde denk gelebileceğiniz ürünlerdir. Bilmeyen birisi için bunlar orijinal gibidir. Bu konuda hedeflediğim noktaya ulaşmak, beni çok mutlu ediyor” dedi.

CAMIN İLK KEŞFEDİLDİĞİ ANTAKYA

Roma döneminin önemli şehirlerinden biri olan Hatay’ı ürünlerine yansıttığını söyleyen Şadi Asfuroğlu, “Antakya yaşam için çok kolay ve çok güzel bir şehirdir. Camın ilk keşfedildiği yer burasıdır. O dönemde yapılmış heykelleri sikkeleri veya antik kimlikleri hepsini bizler konu ediniyoruz. Tike, göz yaşı şişeleri, Saint Pierre(Saint Pietro=Petrus=Şem’un), Büyük İskender, daphne apollon hikayesindeki daphne ve daha bir çok işlediğimiz konumuz var. Bunları kompozit heykel ve cam çalışmalar şeklinde yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz. Ben bu işe hobi olarak başladım. Ancak hobiyi aşalı yıllar oluyor. Ticari tarafında hayatımda var bu işin. Buranın Antakya’yı ve ülkemizi tanıtmak adına çok önemli bir işlevi var. Antik Cam Evinden Antakya’ya özgü veya Antakya’nın dışından bir sürü örneği görebilirsiniz. Burada Antakya camının örnekleri müzelik durumdadır. Gözyaşı şişeleri, parfüm şişesi, yüzükler, kolyeler hepsi bizi, kültürümüzü, Anadolu’yu anlatan ürünlerdir. Yerli ve yabancı tüm ziyaretçilerin gösterdiği ilgi,bizleri memnun edecek şekildedir” dedi.

Plastiğin hayatımıza girişiyle birlikte camın daha az kullanılmaya başladığını belirten Şadi Asfuroğlu, “Son Antakya cam fabrikası da maalesef 2004 yılında, plastiğin hayatımıza girmesi ile ekonomiye yenik düşerek kapanmıştır. Ben burada Antakya cam geleneğini minik şişeler, cam yüzükler, cam sikkeler ve cam rölyeflerle devam ettirmeye çalışıyorum. Kendi gücümle ayakta kalmaya çalışıyorum. Ancak Antakya camı dediğimiz bu camın tekrarı için ciddi bir kamu desteği lazım. Keşke böyle bir kamu desteği olsa, gastronomi şehriyiz bu nedenle şehrimizdeki en önemli unsurlardan biri de şişelerdi. Bugün bir lokantaya girildiğinde nar ekşisi, zeytin yağını ve gelen ayrana kadar hepsini Antakya’ya özgü ,atık camdan dönüşümle yapılmış kalıpsız üflem ,el işi yeşil cam içinde görmek isterdim. Antakya Gastronomi’sinin vazgeçilmezi Antakya camıdır. Çünkü içindeki zeytinyağını, peyniri, çökeleği, tuzlu yoğurdu ve diğer gıdaları güneş ışınlarından korumak için yıllarca yeşil camın filtre özelliğinden faydalanmıştır, ninelerimiz, annelerimiz..

Şu an da bunun olması çok zor değil, şu an hayatta olan bir kaç usta var onları bir araya getirerek el birliği ile Antakya Camı yapabiliriz” sözlerini kullandı. Haber: İlayda Güven

ad826x90
0 0 0 0 0 0
    YORUMLAR

    En az 10 karakter gerekli

    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

    Sıradaki haber:

    EXPO 23 Nisan’a kadar yetişecek

    Hızlı Yorum Yap

    0 0 0 0 0 0
    sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
    7.718.613

    VAKA

    7.144.249

    İYİLEŞME

    68.050

    ÖLÜM

    574.364

    AKTİF VAKA

    sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
    243.578.678

    VAKA

    131.473.367

    İYİLEŞME

    4.947.056

    ÖLÜM

    112.105.311

    AKTİF VAKA

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

    Yerel Havadis'e üye olun

    Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

    Yerel Havadis'e giriş yapın

    Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.