Statik projesi olmayan ve depremde yıkılan binanın mühendisinden “Antakya’nın en iyi statikçisiyim” savunması!

Hatay’da, 6 Şubat’taki ilk depremde 6 katlı Ertaş Apartmanı’nın yıkılması sonucu 5 kişinin ölümüne neden oldukları gerekçesiyle tutuklanan inşaat mühendisi ile tutuksuz fenni mesul hakkında 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle dava açıldı.

Merkez Antakya ilçesi General Şükrü Kanatlı Mahallesi Fevzi Paşa Caddesi’ndeki 6 katlı apartmanın, depremde yıkılması ve 5 kişinin yaşamını yitirmesiyle ilgili Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.

Binanın statik proje müellifi ve inşaat mühendisi tutuklu Nezir G. (64) ile binanın mimari proje müellifi ve fenni mesulü tutuksuz Hikmet B. (64) hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle hazırlanan iddianame, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede yer alan müşteki beyanlarında, binanın 6 Şubat’ta saat 04.17’deki ilk depremde kısa süre içerisinde yıkıldığı belirtildi.

Tutuklu sanık Nezir G, iddianamedeki ifadesinde, suçlamaları kabul etmeyerek bilirkişi raporunu “hayali” olarak yorumladı.

Yıllardır inşaat mühendisliği ve bilirkişilik yaptığını belirten Nezir G, “Antakya’da en iyi statikçi olduğumu iddia ediyorum. Türkiye’de el ile hesap yapıp bilgisayar ortamına sonradan geçen sayılı inşaat mühendislerindenim. O zamanlar belediyeler zemin etüt raporunu aramıyorlardı. Bu nedenle zemin etüt raporu yapmadık. Projede zemin etüt raporu yoktu. Diğer tespit edilen eksiklikler ise bilirkişi heyetince yanlış tespit edilmiş olup hayali olduğunu düşünüyorum.” iddiasında bulundu.

Sanık Hikmet B. de mimarlığını yaptığı binanın yıkıldığını ve enkazında ölenlerin olduğunu bilmediğini öne sürdü.

Binayı tamamen yönetmeliklere ve mevzuata uygun şekilde yaptırdıklarını savunan Hikmet B, “Gerekli zemin etüdü yapıldıktan sonra belediyeden onay alınarak inşaata başlandı. İnşaatta tamamen mevzuata uygun kaliteli malzeme kullandık, kusurlu herhangi bir eylemimiz olmadı. İnşaat yapılırken işçiliğine de özen gösterdik, deprem çok büyük bir depremdi, biz de zaten mağdur olduk, arabalarda uyuduk. Adana’ya, oradan da İstanbul’a geldim, depremin büyüklüğü nedeniyle bina yıkılmış olabilir.” ifadesini kullandı.

İddianamede, binanın yıkılmasına ilişkin tali kusurlu oldukları belirtilen belediye yapı birim sorumluları ve ilgili diğer görevliler hakkında da soruşturmanın sürdürüldüğü kaydedildi.

BİNA, PROJESİZ VE MÜHENDİSLİK HİZMETİ ALINMADAN İNŞA EDİLMİŞ

İddianamede, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi Bölümü’nün hazırladığı bilirkişi raporuna da yer verildi.

Binaya ait mimari, statik, elektrik ve tesisat projelerinin bulunmadığı kaydedilen raporda, şu bilgilere yer verildi: “Binanın projesinin olmayışı, projesiz ve mühendislik hizmeti almadan inşa edilmiş olmasının yıkılmasında önemli etken olduğu düşünülmektedir. Dosya kapsamında bina için hazırlanmış zemin etüt raporunun da bulunmadığı görülmüştür. Analizler sonucunda kolonların genellikle kesit açısından yeterli, boyuna donatı alanı açısından ise yetersiz olduğu belirlenmiştir. Kolonlar için belirtilen etriye aralıklarının yeterli olmadığı ve kolon-kiriş birleşim bölgesinde sıklaştırma yapılmadığı tespit edilmiştir.”

Asli kusurlu bulunan Nezir G. ve Hikmet B’nin yargılanmasına gelecek günlerde başlanacak. AA